Şehrin Efendisi Olacak Honda E'de Sona Yaklaşılıyor

Şehrin Efendisi Olacak Honda E'de Sona Yaklaşılıyor

Kore, Çin ve Japonya kökenli markaların elektrikli araçlar ile ilgili teknolojileri geliştirme konusunda son yıllarda önemli adımlar attıkları görülüyor. Bunlar arasında özel yeri olan markalardan biri ise Honda.

İlk olarak Fuel Cell ya da Türkiye’de daha çok kullanılan ismi ile hidrojenli araç kategorisinde Clarity’yi duyuran Honda, E modeli ile birçok kişiyi büyülemeyi başardı. Süreç içerisinde farklı isimlerle anılmasına rağmen son alınan karar neticesinde model isminin E olması bekleniyor. Görünümü ile klasik çizgilere modern bir yorum katmayı başaran aracı beraber inceleyelim.

Honda E’nin Öne Çıkan Tasarım Detayları


2020-model-honda-e-dis-tasarim
Şu an için model, Honda E Prototype olarak adlandırılıyor. Ancak araç ilk olarak 2017 yılında Honda Urban EV Concept olarak duyurulmuştu. İlk versiyondan itibaren aracın küçük ve şehir içerisinde ulaşımı hedefleyen bir model olduğu açıktı. Özellikle Japonya, Kuzey Amerika ve Avrupa’nın hedeflendiği model, pürüzsüz yüzeyi ile elektrikli bir araçtan beklenen en önemli konu olan aerodinamik sorunu çözülmüşe benziyor.

Küçük boyutlara sahip olması, yere oldukça yakın konumlandırılması ve eski ile yeniyi birleştiren bir tarzı bulunması nedeniyle araç özel bir görünüme sahip. Aracın dikkat çeken bir diğer özelliği ise aynaların kaldırılmış olması. Aynaların bulunduğu yerde ise kameralar yer alıyor. Ayrıca aracın arkasında yer alan kamera ile tam bir görüş sağlanıyor. Kısacası geçmişte filmlerde rastlandığı gibi elektrikli Honda E Prototype, yan ayna gibi ekipmanlara gerek kalmadan kullanılabiliyor.

2020-model-honda-e-ic-tasarim
Honda E Prototype iç tasarım açısından klasik sade Japon otomobillerinden ayrılıyor. Corolla ya da Civic gibi Japonya’dan çıkan ve çok başarılı olan modellerden farklı olarak Honda E Prototype’ın içi oldukça zengin. Aracın ön konsolunu boydan boya kaplayan ekran, benzinli ya da dizel modellerden farklı olarak neredeyse tüm özellikleri kendinde topluyor.

Honda E’nin şu an için en büyük rakibi olan BMW i3 ile benzer bir şekilde radikal bazı unsurları içerisinde barındırdığı da görülüyor. Bunun en belirgin olduğu nokta ise ekran ile konsol arasında 90 derecelik açı olması. Yine BMW i3’te olduğu gibi farklı dokulara sahip materyallerin araç içerisinde kullanılması, görünümü premium araçların seviyesine eriştirmeyi başarıyor. BMW i3, uzun süreli kullanıma rağmen eskimeyen iç yüzey dokusu ile adeta kullanıcıları mest etmişti. Honda E’nin de benzer bir performans sergilemesi bekleniyor.

Honda E Prototype Özellikleri


2020-model-honda-e-ozellikler
Tesla, BMW, Nissan ve Renault gibi birçok marka elektrikli araçlar üretiyor. Bunlar arasında Nissan Leaf, Renault Zoe, BMW i3 ve Tesla Model 3 ise kitlesel olarak pazarlanabilecek şekilde tasarlanmış elektrikli araçlar olarak öne çıkıyor. Honda E prototip olarak görücüye çıksa bile markanın şu ana kadar anlattığı birçok özellik, kitlesel olarak pazarlanacağını ortaya koyuyor.

Honda E Prototype, detayları incelendiği zaman tam olarak Türkiye’nin büyük şehirlerinde yaşayan ailelerin kolayca ihtiyaçlarını karşılayabilecekmiş gibi görünüyor. Hızlı şarj özelliği ile 30 dakika gibi kısa bir süre içerisinde %80 şarja ulaşabilen araç, kaputuna gömülü halde duran ve kapağı kolayca kaldırılabilen şarj yuvası ile görünüm olarak diğer araçlardan farklılaşıyor.

Honda E Prototype menzilinin fabrika verilerine göre 200 kilometre olması ise oldukça büyük bir avantaj. Ülkemizde kullanıcıların genellikle günlük 20 ila 50 kilometre arasında değişen mesafeler katettikleri düşünülürse Honda E’nin Türkiye için -özellikle de büyükşehirler için- oldukça başarılı bir araç olduğu anlaşılıyor.

Honda E Ne Zaman Çıkacak?


honda-e-ne-zaman-cikacak
Honda elektrikli aracı E’den büyük bir beklentiye sahip. Araç şimdiden 15 bin ön siparişe ulaştı ve tahminlere göre 2019’un sonunda çıkacak. Bu da aracın 2020 model olacağı anlamına geliyor. Honda E fiyatı ise henüz belirsiz. Aracın tahmin edilen satış fiyatının 30 ila 40 bin euro arasında değişmesi bekleniyor.

Tabii bu Avrupa Birliği üyesi ülkeler için geçerli satış fiyatı. Türkiye’de ise kâr payı, vergiler ve diğer yasal işlem ücretleri dahil edilmeden bu ücretin ortalama 200 bin lira olacağı düşünülüyor. Diğer tüm ücretler dahil edildiği zaman ise aracın 300 ile 400 bin lira arasında satılacağını söylemek mümkün.