Unutulmaz Yarış Hikayeleri: 1967 Daytona Yarışları

Unutulmaz Yarış Hikayeleri: 1967 Daytona Yarışları

Kaynak

ABD’nin en popüler otomobil yarışlarından NASCAR, her sene Daytona 500 ile sezon açılışı yapıyor. Modifiye edilmiş son model Amerikan otomobillerinin, oval bir pist etrafında yarışması üzerine kurulu olan NASCAR, 4 km uzunluğundaki Uluslararası Daytona Yarış Pisti’nde, birbirinden ünlü araba markalarını Daytona 500 ismiyle 500 mil (yaklaşık 805 km) mesafe boyunca yarıştırıyor. 2018’de 59. kez yapılan Daytona 500, her yıl otomobil tutkunlarını ABD’de buluştururken ortaya nesilden nesile aktarılan yarış hikayeleri çıkarıyor. Kimisi çok aydınlık, kimisi çok karanlık... Mesela 2001 yılındaki “Kara Cuma” lakaplı Daytona 500’ün son turunda, NASCAR’ın en ünlü yarışçılarından Dale Earnhardt’ın elim bir kazayla aramızdan ayrılışı gibi ya da 1967 Daytona 500 Yarışlarını kazanan Mario Andretti’nin entrika ve adrenalin dolu hikayesi gibi.

Daytona 500 Yarışlarını şimdiye kadar kazanabilmiş tek yabancı unvanına sahip Mario Andretti, bu yarışlardan sonra kariyer basamaklarını bir bir tırmanmış ve dünyanın önde gelen araba yarışçılarından biri konumuna gelmişti. Dale Earnhardt’ın hüzünlü hikayesi başka bir yazının konusu olsun, biz Mario Andretti ile devam edelim. Öncelikle 1967 Daytona Yarışlarının atmosferine bir göz atalım.

1967 Daytona 500 ve Daytona 24: İtalyanların Yılı


1967-daytona-500-ve-daytona-24-italyanlarin-yili
Kaynak

ABD’nin Florida eyaletinde tam kapsamlı bir yarış pisti sahil boyunca uzanıyor: Uluslararası Daytona Yarış Pisti ya da orijinal adıyla International Daytona Speedway. Bu yarış pistinde Amerikan otomobil dünyasının en önemli yarışlarından iki tanesi yapılıyor: Daytona 500 ve Daytona 24.

F1 Dünya Şampiyonu Olmak Yetmez: Fernando Alonso


Daytona 500’den ilk satırlarda bahsetmiştik. Şimdi Daytona 24’ü açıklayalım: Daytona 24, yirmi dört saat süren bir spor araba dayanıklılık yarışı. Daytona 24 Yarışlarını, motor ve araba üreticilerinin dayanıklılık ve güç konusunda gövde gösterisi olarak da tanımlayabiliriz. Daytona 500, hızın ön planda olduğu araba yarışlarından çok daha farklı bir yerdedir. Örneğin F1 dünya şampiyonu Fernando Alonso, 2018 itibariyle ilk Daytona 24 yarışına katıldı ve çeşitli mekanizma sorunları nedeniyle (fren sistemi vb.) müsabakayı 38. olarak bitirebildi.

Daytona 24, kesinlikle bir güç yarışı ve dünyanın en büyük otomobil markaları, bu yarışmada ciddi rekabet ortamı oluşturuyor. Mario Andretti’nin başarı hikayesine başlamadan önce, Ford ve Ferrari arasındaki süregelen Daytona 24 çekişmesine bir göz atalım.

Daytona 24 Yarışları 1967: Ferrari’nin İntikamı


daytona-24-yarislari-ferrarinin-intikami
Kaynak

Enzo Ferrari için 1966 yılı tam bir hayal kırıklığıydı. En büyük rakibi Ford’a; Daytona 24, Sebling ve Le Mans 24 yarışlarının tamamında boyun eğmişti. 6 yıl sonra ilk kez (6 sene önce de Ford tarafından mağlup edilmiş.) ilk 3’e girememişti. Ferrari’nin elinde hiçbir şey yoktu. Dayanıklılık konusunda son 10 yıldır sürdürdüğü başarının da sonu gelmiş gibi görünüyordu. Enzo Ferrari için bu kabul edilemezdi. Dünyaca ünlü yarışçılardan Stirling Moss, 1966 Ferrari hüsranı için şöyle demişti hatta: Enzo Ferrari, gerçek bir yarış arabası üreticisidir. Böyle bir adamın, büyük bir firma tarafından mağlup edilmesini görmek çok üzücü. Özellikle yarışmaya karar veren firma için bunun sadece başka bir pazarlama yöntemi olduğunu fark ettiğinizde…

Pistlerin Kralı Geri Dönüyor: Mauro Forghieri


Ferrari, ismi büyük bir marka olabilir; ama kendisi küçük bir üretici. Dayanıklılık yarışlarına 6 ya da daha fazla prototiple katılan Ford’un karşısına çoğu zaman 1 ya da 2 araçla çıksa da her zaman en iyisini yapmak istiyordu. Bu nedenle 1966 yarışlarından dersini aldı ve Yarış Departmanı’nın başına, eski yarışçı şampiyonlardan Mauro Forghieri’yi getirdi. Forghieri’ye, çağın en iyi yarış arabalarından birini yapması için Ferrari tarafından tam yetki verildi. Böylece Daytona yarışlarının belki de gelmiş geçmiş en iyi arabasının ilk temelleri atılmış oldu.

Ferrari P3 ile olan yarış tecrübelerinden yola çıkarak 420 beygir gücüne sahip P3’e, 30 beygir gücü daha ekleyen Forghieri, Lucas yakıt enjeksiyonlu 4 litrelik V12 motoru mükemmelleştirdi. Tipo 593 ZF şanzıman ile yaşanan problemleri çözmek için bir 5-vitesli şanzıman oluşturuldu. Ayrıca yeni araba, dökme magnezyum Campagnolo jantları ve daha geniş Firestone lastikleriyle modifiye edildi.

Ferrari P3’ün sürücü koltuğunda birçok başarıya ulaşan Forghieri, şimdi araca dışarıdan müdahale ediyordu ve Enzo Ferrari’nin güvenini boşa çıkarmadı. 1967 Daytona 24 Yarışları, Ferrari’nin oldu. Ferrari adına Chris Amon ve Lorenzo Bandini, 330 P3/4 model otomobille yarışmayı birincilikte bitirdi. Ferrari 330 P4 modeliyle yarışan Mike Parnes ve Ludovico Scarfiotti ise yarışın ikincisi oldu. Üçüncülük ise birinciden 29 tur sonra yarışı tamamlayan “The NART” Ferrari 412P modeliyle Pedro Rodriguez ve Jean Guichet’e nail oldu. Ferrari, bir yıl aradan sonra Daytona’ya tüm haşmetiyle geri dönmüş ve ilk 3 sırayı ele geçirmişti.

Bir Yıldız Doğuyor: Mario Andretti


mario-andretti-kimdir
Kaynak

“Her şey kontrol altında görünüyorsa yeterince hızlı gitmiyorsunuzdur.” sözüyle akıllara kazınan Mario Andretti, günümüzde Hırvatistan’a ait olan Istria Adası’nda bir İtalyan olarak dünyaya geldi. Andretti, ABD’nin gelmiş geçmiş en büyük yarış pilotlarından biri ve 1997 yılında ilk kez açıklanan “Dünyanın En İyi 100 Yarış Pilotu” listesinde 18. sırada. 1965 yılında “Indianapolis 500 Rookie of the Year” “Indianapolis 500 Yılın Çaylak Pilotu” ödülü kazanan Mario Andretti, 1967 Daytona 500 Yarışlarındaki birinciliğiyle zaferlerle dolu profesyonel kariyerine başlamış oldu. Kariyerini 1 F1 Dünya Şampiyonluğu ile zirveye çıkarmış olan Andretti, şimdiye kadar F1, IndyCar, World Sportscar Championship ve NASCAR yarışmalarının hepsini kazanabilen iki Amerikan yarış pilotundan biri olma unvanına sahip.

Bir yarış efsanesi Mario Andretti, 1976 Daytona 500 Yarışlarında Ford takımı adına yarışarak birinci oldu ama aslında bunun olmaması planlanmıştı.

Sabotaj ve Ardından Gelen Yardım


daytona-sabotaj-ve-gelen-yardim
Kaynak

Ford ismi altında Holman Moody adına yarışan Mario Andretti, takımıyla iletişim kopukluğu yaşıyordu. Özellikle hem takım arkadaşı hem rakibi ünlü yarışçı Fred Lorenzen, 1966 yarışlarında 39. olarak başlayıp 37. olarak yarışmayı bitirmiş biriyle takım arkadaşı olmaktan pek memnun değildi. Andretti, 1966 Daytona 500 yarışlarında, NASCAR’ın en garip araç geliştiricilerinden biri olan Yunick ile beraber Chevrolet arabayla yarışmıştı. Yunick, araç modifiyesi konusunda çok deneysel düşünüyordu ve Mario, onun deneği olmuştu. Başarılı çaylak Andretti, 1966 Daytona Yarışı’nda tecrübe edinmiş ama fazla deneysel olmanın sonuçlarını yaşamıştı. 1967 Daytona 500 yarışlarında ise çok daha iddialı bir Andretti vardı ama hala yeterince tecrübeli değildi.

Drift’in Mucidi


NASCAR yarışı kuralları dahilinde, yarışacak araçlar özelliklerine göre sıralamada yer kapar. Holman Moody takımında, en güçlü motor Lorenzen’e verilmişti. Andretti, daha güçsüz motorunun dezavantajını ortadan kaldırmak için aracın yol tutuşundan fire vererek, motor gücünü arttırdı. Andretti’nin motoru yeterince güçlü olmayabilirdi, ama bu yarışı kazanmak istediğini biliyordu. NASCAR kuralları doğrultusunda yarışa 12. pozisyonda başlayan Andretti, 4. pozisyonda başlayan Lorenzen’i yarış boyunca ekarte etmeye başlayınca, işler biraz çirkinleşti.
Araba yarışlarında “drift”in ne zaman moda olduğunu öğrenmek isterseniz, 1967 Daytona 500 Yarışları’ndaki mavi Ford Fairlane’i izleyin. Mario Andretti, bu kavramı araba yarışı literatürüne sokan adam.



Kimse sert bir virajda spin atma potansiyeli yüksek bir arabaya binmek istemez ama bu dahi pilot Mario Andretti için bir sorun değildi. Motorunun hız gücünü arttırarak, yarışı domine eden Andretti, son turlarda bir sabotaj planıyla karşılaştı. Fred Lorenzen’in önünde diğer yarışmacılara tur bindiren Mario Andretti, öbür araçların zaman zaman ona engel olurken Lorenzen’in geçmesine izin verdiklerini fark etti. Tüm bunlarla heyecanını besleyen Andretti, yarışmanın sonlarına gelirken hala Lorenzen’le kıyasıya kapışıyordu. Eski yarışmacılar, pistin yeni çocuğu Mario’yu engelledikçe Lorenzen öne geçiyor, ardından Mario onu tekrar yakalıyordu.

Bu noktada birkaç tur bindirdiği Tiny Lund ile karşılaşan Mario, Tiny Lund’un yavaşlaması karşısında arkasındaki Lorenzen’i kolaçan ederek tüm dikkatini yola ve rakiplerine vermişti. Tiny Lund bir anda virajı dışarıdan alması için Andretti’yi harekete geçirince, Andretti bu fırsatı kaçırmamış ve tüm gücüyle gaza basmıştı. Lorenzen bir anda geride kalmış, muhtemelen Tiny Lund’un hareketini beklemiyordu.

Cesaretini yeteneğiyle birleştiren Andretti, her ne kadar 1967 Daytona 500’de birinci olsa da, Ford takımı Lorenzen’in birinci olmasını bekliyormuş.

Mario Andretti’nin kendi sesinden 1966 ve 1967 Daytona 500 hikayelerini dinlemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.