İlham Veren Bir Yaşam: Niki Lauda

İlham Veren Bir Yaşam: Niki Lauda

http://www.motorsportmagazine.com/halloffame/niki-lauda/niki-lauda-at-60/

Formula1’in en iyi pilotlarından ve efsanelerinden biri olarak gösterilir Niki Lauda. Hırsı, yarış sevgisi, hayata tutunma gücü herkese ilham verecek niteliktedir. James Hunt ile olan rekabetini anlatan Rush (Zafere Hücum) adında bir filmi bile yapılmıştır. Film, belki de Niki Lauda’nın hayatındaki en önemli yılları, hayatının dönüm noktasını çok güzel anlatıyor. Ayrıca en iyi yarış filmleri arasında sayılıyor. İçimizdeki otomobil tutkusuyla ikinciyeni.com olarak her yaştan ve her kesimden insana ilham veren yaşamıyla Niki Lauda efsanesini anlatmak istedik;

Niki Lauda’nın Gençliği ve Formula1’e Başlaması

1949 doğumlu, Avusturyalı Niki Lauda, sanılanın aksine ilk kez yarışlara katıldığında pilot değil teknik ekip üyesi idi. Kısa sürede takım arkadaşının tavsiyesiyle Ferrari, kendisiyle yarışmaya karar verdi. Bu kararın doğruluğunu zaman kanıtladı ve Lauda, 1950’lerin sonlarında düşüşte olan Ferrari’yi tekrar ayağa kaldırdı.

Teknik tarafı Güçlü Bir Yarış Pilotu

Ünlü yarış pilotu, henüz alt klasmanlardayken özellikle teknik ve motor bilgisiyle dikkat çekmiş ve bu özelliğini Ferrari takımında da sürdürmüştür. Hayatını anlatan meşhur filmde de konu edildiği üzere en büyük rakibi James Hunt’tır. Hunt, Formula1 tarihine geçmiş çok iyi ve cesur bir pilottu. Hunt ve Lauda’nın kariyerlerinin neredeyse tamamı birbirleriyle yarışarak geçmiştir. Niki Lauda, James Hunt’ın plansız cesaretinin aksine iyi pilotluğunun yanında güçlü teknik bilgisiyle arabasını geliştirip, stratejik olarak daha iyi kararlar alabilen yapısıyla yarış kazanmıştır.

Maceraperest Değil Temkinli Bir Pilot

Yakınlarının verdiği bilgilere göre pistteki korkusuzluğunun aksine normal hayatında arabasını çok sakin süren bir yapısı olan Lauda’nın bir Formula1 pilotu olduğuna inanmak zormuş. Yine arkadaşlarının yorumlarına göre Lauda, yaptığı işi ne kadar sevse de bunun sadece bir iş olduğunu ve hayatından değerli olmadığının farkındaydı.

İlk Şampiyonluk

Niki Lauda, 1974’te ilk Formula 1 yarışına çıktı ancak şampiyon olamadı. Ancak bu ilk yarış, Ferrari’nin ne kadar iyi bir pilot seçtiğini anlamasını sağladı. İkinci yılında teknik detaylarında pilotun kendisinin büyük emek harcadığı arabayla 1975’te ilk Formula 1 şampiyonluğuna ulaştı.

Korkunç Kaza ve Niki Lauda- James Hunt Rekabeti


Niki Lauda and James Hunt in 1977
Credit: Hulton Getty/Grand Prix Photo


Niki Lauda, James Hunt’ın aksine çalışkanlığı ve pist dışındaki çekingenliğiyle tanınmıştı. İyi pilot olmalarının dışında bu iki yarışçı, karakter açısından birbirlerinin çok farklıydılar. 1976 yılına Niki Lauda inanılmaz bir başlangıç yapmış ve en yakın rakibinin 2 katı kadar önünde şampiyonluğa ulaşmıştı. Sırada Almanya Grand Prix’i vardı. O gün Niki Lauda’nın başına gelebilecek en kötü şeylerden biri geldi. Kaza yaptı ve kazadan sonra aracında sıkıştı. Alev alan aracının içinde dakikalarca kaldı. Sonunda Niki Lauda’yı çıkarttılar ancak vücudu ve yüzü yanmıştı. Haftalarca hastanede kaldı. Ciğerleri su toplamıştı ve yüzü tanınmayacak haldeydi. Onun düşündüğü tek şey ise sezon bitmeden pistlere dönüp şampiyon olmaktı. Nitekim öyle de oldu. 6 hafta gibi inanılmaz bir süre de piste geri döndü. Herkes Niki Lauda için sezonun belki de yarış hayatının bittiğini düşünürken, o sadece 3 yarış kaçırarak pistlere döndü. Gözleri hala tam iyileşmediğinden eskisi kadar iyi yarışamıyor ama en azından puan alıyordu. Özellikle yağmurlu bir hava onun için ölüm olabilirdi. James Hunt onun yokluğunu fırsat bilip aradaki farkı kapamıştı. Sezonun son yarışı öncesi Niki Lauda çok az farkla öndeydi. O gün hava yağmurluydu ve Niki Lauda yarışmayı reddederek yarıştan çekildi. Yarış sonunda ise James Hunt 1 puanla şampiyon oldu.

Sonraki Yarış Yılları

Ertesi yıl 1977’de Niki Lauda zorlanmadan şampiyon oldu. Ferrari ile arası bozuldu ve başka takıma geçti. Daha sonra da emekli oldu ancak çok fazla dayanamadı ve 1982’de pistlere geri döndü. 1984’te bir dünya şampiyonluğu daha yaşayarak tekrar emekli oldu.

Çok Çalışkan Bir Adamın Emeklilik Hayatı ve Girişimleri

Dünyanın en hızlı arabalarını kullanan efsane pilot, Formula 1’i bıraktıktan sonra Lauda Havayollarını kurdu. Bu havayolu şirketi 2003’te Avusturya Havayolları tarafından satın alındı ve 2012’de tamamen Avusturya Havayolları’na geçti. 2001, 2002 yıllarında Jaguar takımının patronluğunu yapmıştır. “For The Record: My Years With Ferrari”, “To Hell and Black”, “The Art and Science of Grand Prix Driving”, “The New Formula One: A Turbo Age” adlarında 4 adet kitap yazmıştır. Şu anda Formula 1’in dergisinde yazarlık ve yorumculuk yapmaya devam etmektedir.